Halk Tv’de 'Kara Liste' Polemiği Patladı! Gazetecilerden Peş Peşe Açıklama
Halk TV’de art arda yaşanan ayrılıkların ardından kanal içindeki bu kez 'kara liste' tartışmaları yeniden gündeme geldi. Medya ombudsmanı Faruk Bildirici, Barış Yarkadaş ve Mehmet Faraç'ın ardından tartışmaya Şaban Sevinç de dahil oldu.
Seda Selek, Sorel Dağıstanlı, Buket Güler, Gözde Şeker ve Remziye Demirkol'un ardından Gökmen Karadağ da Halk TV'den ayrıldığını açıkladı. Ayrılan isimlerin yanı sıra sosyal medyada da yaşananların sebebine dair pek çok şey konuşuldu.
Son olarak Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici konuya dair yaptığı Medyascope'a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
BİLDİRİCİ: MAHİROĞLU "EDİTÖRYAL BAĞIMSIZLIĞI İHLAL EDİYOR"
"Sorun yeni değil. Yıllardır yaşanıyor ve gazeteci arkadaşlarımız uzun süredir yanlışların düzelmesi için çaba harcıyor... Arkadaşların itirazlarında temel mesele değersizleştirme ve editöryal bağımsızlığın kalmamış olması. Cafer Mahiroğlu zaten bu kanalda editöryal bağımsızlığın uygulanmadığını, kendisinin müdahale ettiğini on konuşmasıyla teyit etmiş oldu. Gazetecilerin sorunlarına karşı cevap vermesi gereken genel yayın yönetmeniydi. Onun yerine kendisi konuşması, 'başka kanalla anlaşma', 'kıskançlık' gibi şeylere indirgemesi müdahaleyi gösterdi.
Çok daha önceden Cafer Mahiroğlu'nun Halk TV'deki editöryal bağımsızlığını ihlal ettiğini defalarca yazmıştım, sanıyorum ben de bu yüzden kara listeye girenlerden biriyim. Bütün bunlar dururken kanaldaki uygulamaları yok sayıp, sadece başka bir kanala geçmek için ya da maddi nedenlerle ayrıldığını söylemek büyük haksızlık."
YARKADAŞ: "'KARA LİSTE YOK' DİYENLER ONLINE MI"
Bu paylaşımı alıntılayan Barış Yarkadaş "'Halk TV’de kara liste yok. Yalan; öyle bir liste olsa biz orada durmazdık' diyenler online mı?" ifadelerini kullandı.

FARAÇ: "HALK TV'DE KARA DEĞİL, KAPKARA LİSTE VAR"
Yaşananların ardından Mehmet Faraç ise konuya dair şu ifadeleri kullandı:
"Yıllar boyu sessiz kaldık, kimseye boyun eğmedik, kendimizi açılan her platformda ifade etmeye çalıştık... Ancak 'editöryal bağımsızlık, basın özgürlüğü' takiyesi ve hem AKP'ye saldırıp, hem de 'iktidar reklam ambargosu uyguluyor' serzenişi iyice artınca, konuşmak şart oldu... Halk TV'de kara değil, kapkara liste var!.. Hem de iktidar medyasını sürekli 'yandaş' ve 'kara liste' yapmakla suçlarken, benzer çizgideki Sözcü, KRT ve el konulunca 'basın özgürlüğü' naraları atan Tele 1 gibi kanallarda da zifiri listeler yapıldığını medya dünyası çok iyi biliyor... Heyhat!.. Sözde CHP'yi destekleyen kanallardaki kara liste ve ambargonun boyutu 'yandaş' diye suçlanan AKP medyasında bile yok... Daha düne kadar iktidarı militanca savunan gazeteciler orada cirit atarken, bir dönem beni her gün yayına bağlayan Halk TV ve benzerlerinde 2018'den bu yana neden bir saniye görünmedim acaba? CHP'ye, Atatürk'e konuşmalarıyla tweetleri ile saldıranlar, geçmişte FETÖ'ye yağ çekenler, AKP medyasından uzaklaştırılınca da çakma CHP'li kesilenler niçin tercih edildi o kanallarda acaba?.. Kim, niçin ve kimin talimatıyla benim gibi onlarca gazeteciye ve CHP'li siyasetçiye yıllardır ambargo uyguluyor?.. Sadece halk tv'nin sahibi- yöneticisi ve ambargoya yıllarca sessiz kalırken, (şimdilerde o kanala taarruz eden eski çalışanlar) değil; o kanal ve benzerlerine çıkarılmadıkları için başka kanallarda konuşan gazetecileri 'niye oradalar' diye suçlayabilen ikiyüzlüler de cevap versin buna... Versinler ki; bana son 8 yıldır 'neden CHP yanlısı kanallarda görünmüyorsun' diye soran binlerce değerli takipçim de yanıt almış olur..."

SEVİNÇ: "BAZI ROMANTİKLERİN 'ZATEN BENİ DE KARA LİSTEYE ALMIŞLAR' ŞİKAYETİ"
Şaban Sevinç ise tartışmaya dair şunları söyledi:
"Halk TV tartışmasına girmeyim diyordum ama duramadım. Orada çalışan arkadaşların özlük hakları için başlattığı tartışma, döndü dolaştı dışarıdaki bazı romantiklerin 'Zaten beni de kara listeye almışlar' şikayetine dönüştü. Bunu “Editöryal bağımsızlık” sloganıyla da süslüyorlar. Faruk Bildirici’ye özel demiyorum ama pek çok kişi, 'Halk TV ve Sözcü TV bana ambargo uyguluyor, beni kara listeye almışlar' diye saçmalayıp duruyor. Her televizyon ihtiyaç duyduğu isimleri ekrana çıkarır. Ve ihtiyaç duymadıklarını ekrana çıkarma gibi bir borcu yoktur. Televizyonlar kendisini önemli sanan kişilere, ekran hevesini tattırma yeri değil. Ayrıca kanal patronu olmak da ayıp değil. Ve patron bal gibi editöryal sınırları da belirler. Bu romantikler, 'patron yayına karışmasın, maaşları ödesin, kanalın masraflarını karşılasın, bütün siyasi ve ekonomik riskleri alsın, biz de istediğimiz zaman ekrana çıkıp istediğimiz gibi konuşalım' istiyor. Ama maalesef böyle bir dünya yok. Hiç de olmadı."

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.