İçişleri Bakanlığı'ndan Dev Güvenlik Bilançosu

İçişleri Bakanlığı'ndan Dev Güvenlik Bilançosu

İçişleri Bakanlığı, "Yeni Güvenlik Paradigması" çerçevesinde hazırlanan 2026 yılı ilk çeyrek raporunu açıkladı.

İçişleri Bakanlığı, "Yeni Güvenlik Paradigması" çerçevesinde hazırlanan 2026 yılı ilk çeyrek raporunu açıkladı. Gülistan Doku soruşturmasındaki tutuklama kararından okul güvenliğine, ruhsatsız silah operasyonlarından sınır güvenliği ve kaçakçılıkla mücadeleye kadar pek çok kritik başlıkta elde edilen sonuçlar kamuoyuyla paylaşıldı.

İçişleri Bakanlığı, İstanbul’da düzenlenen basın buluşmasında Türkiye’nin huzur ve güvenliğine yönelik yürütülen çalışmaların detaylı bilançosunu açıkladı.

Verilere göre kişilere karşı işlenen suçlarda ciddi düşüş yaşanırken, uyuşturucu operasyonlarında ele geçen madde miktarı rekor seviyeye ulaştı. "Yeni bir güvenlik paradigması" vizyonuyla hazırlanan sunumda ayrıca her alanda "meydana gelmeden önleme" stratejisinin sonuçları paylaşıldı.

Bakanlık, suçla mücadelede artık klasik yöntemlerin ötesine geçildiğini vurgulayarak sunumda şu bilgileri paylaştı;

Faili meçhul cinayetlere son

Bakanlık verilerine göre, 2003’ten bugüne meydana gelen kasten öldürme olaylarının yüzde 97,2’si aydınlatıldı. Özellikle 2023, 2024, 2025 yılları ve 2026’nın ilk 3,5 ayında tek bir faili meçhul olay kaydı dahi yer almadı. Firari faillerle mücadele kapsamında 262 şahıs hakkında kırmızı bülten çıkarıldı.

Kadına karşı şiddetle mücadele

"Kadına El Kalkamaz" ilkesiyle yürütülen çalışmalarda, KADES uygulaması bugüne kadar 9 milyon 539 bin 603 indirme sayısına ulaştı. Toplam 118 bin 992 ihbarın yüzde 65’i asıllı çıktı. Elektronik kelepçe 68 ilde 1.551 vaka aktif olarak takip ediliyor. 2026’nın ilk döneminde (1 Ocak-16 Nisan), geçen yılın aynı dönemine göre kadın cinayetleri yüzde 14 azalarak 85’ten 71’e düştü.

Ruhsatsız silahla mücadele

Sokak güvenliğini tehdit eden ruhsatsız silahlara yönelik 2026'nın ilk 3,5 ayında toplam 32 bin 523 silah (tabanca, tüfek, kurusıkı) ele geçirildi ve 33 bin 120 şahsa işlem yapıldı.

Yeni nesil organize suç örgütleri çökertiliyor

Sosyal medyayı kullanarak reklam ve gösteriş peşinde koşan, "Casperlar, Daltonlar, Redkitler" gibi çizgi film karakteri isimleri alan suç gruplarına yönelik operasyonlar hız kesmedi. 1 Ocak-16 Nisan 2026 döneminde 274 organize suç çetesi hedef alınarak 676 operasyon yapıldı, 2.219 şahıs tutuklandı.

Kaçakçılıkla mücadele

2025 yılında yapılan 36 bin 607 operasyonla; akaryakıttan makarona kadar devasa miktarda kaçak ürün ele geçirildi. Sadece 2026’nın ilk dönemindeki operasyonlarla 2 milyar 406 milyon TL tutarında vergi kaybı önlendi.

Interpol ve iadeler

2026’nın ilk döneminde 39 ülkeden 219 yabancı şahıs (Kırmızı Bültenli) ülkemizde yakalandı. Bunların 47’si organize suç örgütü lideri veya üyesi. 30 ülkeden, aralarında organize suç liderlerinin de bulunduğu 257 kişinin Türkiye’ye iadesi sağlandı.

Uyuşturucuyla mücadele

Uyuşturucu operasyonlarında arzla mücadelede büyük başarı sağlandı. 2026’nın ilk 3,5 ayında ele geçen madde miktarı geçen yılın aynı dönemindeki 10,9 tondan 15,7 tona yükseldi. Doğrudan maddeye bağlı ölümler 2017’deki 941 seviyesinden 2025’te 437’ye geriledi. "En İyi Narkotik Polisi Anne" gibi projelerle toplam 36,8 milyon kişiye ulaşıldı.

Siber suçlar ve dijital devriyeler

Siber dünyada suçlulara nefes aldırılmıyor. 2026'nın ilk döneminde siber devriyelerce 86 bin 937 suç unsuru hesap tespit edildi. Operasyonlarda 6.838 şahıs gözaltına alındı, 3.093’ü tutuklandı. 27 binden fazla sosyal medya hesabına erişim engellendi.

Okul saldırıları sonrası dijital ve fiziki mücadele

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırıları sonrası dijital alanda suçu öven yapılara ağır darbe indirildi. "C31K" yapısına ait 259 Telegram kanalı kapatıldı. "Tetikçiler 34" grubu yöneticileri dahil 14 kullanıcı tutuklandı. Her okulda "Güvenlik Kurulu" oluşturulması ve 81 ilde "Yedi Basamaklı Çerçeve" planının uygulanması kararlaştırıldı.

Gülistan Doku soruşturması ve JASAT faktörü

Gülistan Doku dosyasında maddi gerçeğin ortaya çıkması için JASAT birimlerinin tüm delilleri yeniden incelediği vurgulandı. Soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in görevden uzaklaştırılarak tutuklandığı ve müfettiş incelemelerinin titizlikle sürdüğü belirtildi.

Sınır güvenliği: İran-ABD-İsrail hattındaki gerilim

Bölgesel krizlerin göç hareketliliğine etkisine karşı sınır hattında tedbirler en üst seviyeye çıkarıldı.
İran sınırındaki Kapıköy, Gürbulak ve Esendere sınır kapılarında geçişlerin son 10 günde yüzde 4 ile yüzde 75 arasında azaldığı, olağan dışı bir hareketlilik yaşanmadığı açıklandı.

Yeni Güvenlik Paradigması: Geleceği korumak

Toplantı sonunda ilan edilen "Yeni Güvenlik Paradigması" ile suçla mücadelenin sadece polisiye bir mesele olmadığı; aile, okul ve sivil toplumla birlikte "suçu doğmadan önleyen" güçlü bir devlet refleksinin inşa edildiği vurgulandı. Özellikle çocuk ve gençlerin korunması için hazırlanan strateji raporları katılımcılara sunuldu.

İçişleri Bakanlığı'ndan dev güvenlik bilançosu

İçişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan veriler, Türkiye’nin her alanda suçla mücadelesini gözler önüne serdi.

Sunumun ardından basın mensuplarıyla sohbet bölümünde bir araya gelen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, güvenlik politikalarının uygulama safhaları ve emniyet teşkilatındaki yapısal reformlara ilişkin stratejik açıklamalarda bulundu.

Bakan Çiftçi'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Faili meçhul cinayetlerle mücadele ve uluslararası takip

Kasten öldürme gibi insan hayatını doğrudan hedef alan suçlarla mücadelede, AK Parti hükümetleri döneminde devrim niteliğinde adımlar atılmıştır. 2003 yılından bugüne kadar meydana gelen kasten öldürme olaylarının yüzde 97,2’si titiz çalışmalar neticesinde aydınlatılmıştır. Özellikle son yıllarda geliştirilen kriminal kapasite ve olay yeri inceleme kabiliyetleri sayesinde faili meçhul dosyalarda radikal bir düşüş yaşanmış; 2023, 2024, 2025 yılları ile 2026 yılının ilk çeyreğinde sisteme girmiş bir faili meçhul olay kaydı bulunmamaktadır. Emniyet ve Jandarma birimlerinin koordinasyonuyla yürütülen bu süreçte sadece yurt içinde değil, yurt dışına kaçan faillere yönelik de kararlı bir takip sürdürülmektedir. Bu kapsamda 262 şahıs hakkında kırmızı bülten çıkarılırken, 94 şahıs için de görüşme süreci devam etmektedir. Sınır aşmanın takipten kurtulmak anlamına gelmediği, uluslararası mekanizmaların etkin kullanımıyla tüm faillere hissettirilmektedir.

Yeni nesil suç örgütlerinin değişen profili

Günümüzde suç örgütleri, geçmişteki geleneksel mafya yapılanmalarından farklılaşarak yeni bir profil sergilemektedir. Çizgi film karakterlerinden esinlenilen takma isimler kullanan bu yapılar; etik, ilke ve "racon" gibi kurallardan yoksun, aile bağları zayıf ve genellikle az eğitimli gençlerden oluşmaktadır. Hızlı zengin olma hedefiyle hareket eden bu örgüt üyeleri, sosyal medya ve dijital platformları yoğun bir şekilde kullanarak reklam ve gösteriş peşinde koşmaktadır. Geleneksel hiyerarşik bağların zayıf olduğu bu yapılarda, tek kullanımlık ve tahmin edilemez eylem tarzları ön plana çıkmaktadır. Ayrıca suç gelirlerini dijital kanallar üzerinden yöneten ve takibi zorlaştırmak adına yabancı GSM hatları ile yurt dışı bağlantılarını kullanan bu yeni nesil yapılarla mücadele, devletin güncellenen güvenlik stratejileriyle kesintisiz sürmektedir.

Dijital alan ve siber devriyelerle güvenlik

Okul saldırıları başta olmak üzere, toplumsal huzuru tehdit eden olayların ardından güvenlik önlemleri sadece fiziki alanla sınırlı kalmamış, dijital mecralara da taşınmıştır. Suçu öven, saldırganlığı özendiren ve toplumda infial yaratmayı amaçlayan provokatif içeriklere karşı Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinasyonunda devasa bir operasyon süreci yürütülmektedir. 2025 yılında yaklaşık 210 bin, 2026'nın ilk aylarında ise 87 bine yakın hesap yöneticisi tespit edilmiştir. Özellikle "C31K" ve "TETİKCİLER 34" gibi Telegram gruplarına yönelik yapılan operasyonlarla yüzlerce kanal kapatılmış ve çok sayıda şüpheli tutuklanmıştır. Sanal alanın hukukun dışına çıkılabilecek sahipsiz bir yer olmadığı anlayışıyla, dijital mecralarda toplumu zehirlemeye çalışan yapılara karşı tavizsiz bir duruş sergilenmektedir.

Yeni Güvenlik Paradigması ve gelecek vizyonu

Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen "Yeni Güvenlik Paradigması", suç işlendikten sonra devreye giren klasik yöntemlerin ötesine geçerek suçu kaynağında kurutmayı hedeflemektedir. Teknoloji, yapay zekâ ve veri analiz kapasitesinin en üst düzeyde kullanıldığı bu modelde; risklerin önceden tespiti ve tehditlerin erken aşamada bertaraf edilmesi esastır. Bu mücadele sadece kolluk kuvvetlerinin değil; ailenin, okulun, medyanın ve sivil toplumun da dahil olduğu geniş bir güvenlik mimarisi üzerine inşa edilmektedir. Bilimsel veriler ve stratejik analizlerle desteklenen bu yeni yaklaşım, çocuklarımızı ve gençlerimizi şiddet sarmalından ve dijital tehditlerden koruyarak toplumsal huzuru kalıcı hale getirmeyi amaçlamaktadır.

Okul güvenliğinde 7 basamaklı strateji

Eğitim kurumlarının güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla 7 temel basamaktan oluşan bir önlem paketi devreye alınmıştır. Bu kapsamda; risk ve tehdit analizleri sürekli güncellenmekte, okullardaki fiziki güvenlik önlemleri artırılmakta ve olası risklere karşı "Erken Uyarı Sistemi" işletilmektedir. Toplum Sağlığı Merkezlerine takip görevlerinin verildiği bu sistemde, rehberlik servisleri ile güvenlik birimleri arasında tam bir koordinasyon sağlanmaktadır. Bakanlıkların ortak çalışması ve acil durumlara yönelik eğitim-farkındalık faaliyetleri ile öğrencilerin suça bulaşmadan güvenli bir ortamda eğitim görmeleri teminat altına alınmaktadır.

Gülistan Doku soruşturması

Kamu vicdanında derin bir iz bırakan Gülistan Doku dosyasında, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için devletin tüm imkânları seferber edilmiştir. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde JASAT birimlerince yürütülen soruşturmada, dosyanın kilit isimlerinden Umut Altaş’ın Meksika üzerinden ABD’ye kaçtığı tespit edilmiş ve hakkında kırmızı bülten çıkarılmıştır. Soruşturma sürecindeki ihmal ve delil karartma iddiaları da titizlikle incelenmiş; bu kapsamda dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel görevden uzaklaştırılarak tutuklanmıştır. Müfettişlerin çalışmaları doğrultusunda iştirakı veya ihmali tespit edilen her kim olursa olsun, adalete teslim edileceği ve hiç kimsenin suç işleme imtiyazına sahip olmadığı net bir şekilde vurgulanmaktadır.

İçişleri Bakanlığı'ndan dev güvenlik bilançosu

Basın buluşmasının soru cevap kısmında da önemli açıklamalar yapan Bakan Çiftçi, “Faili meçhul dosyalar yeniden açıldığında, İçişleri Bakanlığı olarak bizden de bu konuda yardım istendiğinde, yani biz kendimize bağlı birimlerden, faili meçhullerin aydınlatılması noktasında geçmişe yönelik olarak bütün imkanlarımızı seferber edeceğiz. Ayrıca gerek Emniyet’te gerekse Jandarma bünyesinde özel ekiplerimiz faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için özel ekiplerle çalışmalar yürütüyor.” dedi.

Okul güvenliğine bekçi ve GKK desteği

Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde 30 bin bekçi bulunduğunu belirten Bakan Çiftçi bu bekçilerin güneş battıktan sonra görev yaptığını söyledi. Bekçilerin gece dışında çalışma yetkisinin İçişleri Bakanına verildiğini kaydeden Bakan Çiftçi “Ben bu yetkimi 81 il valimize devrettim. Bunların çalışma saatlerini belirleme yetkisi artık il valilerimizde.” diye konuştu.

Bakan Mustafa Çiftçi, şöyle devam etti;

Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumluluk alanına giriyor ama Genel Bütçe’den okullara güvenlik görevlisi konusunda bir kadro verilebilir. Hizmet alımı şeklinde değerlendirilebilir, yani istihdam edilebilir. Uzun zamandır yürürlükte olan okullarda mevcut risk analizine göre yılda iki kez toplantı yapılan bir uygulama var. Burada risk analizi ağırlıklı olarak okulun bulunduğu semtteki sosyo kültürel ve ekonomik ortama asayiş olaylarına göre şekilleniyordu. Kahramanmaraş’ta saldırının yaşandığı olay, bu risk analizine göre risksiz gruptaydı. Şimdi bu yeni düzenlemeyle, risk analizini sil baştan yapıyoruz. Risk faktörüne öğrenciyi merkeze alan bir yaklaşımı koyuyoruz.

Birinci derece ve ikinci derece riskli olan okullarımızda zaten polisimiz var bizim. Üçüncü ve dördüncü derecede riskli olan okullarda da koordinasyon görevlilerimiz var. Yani bir sorun olduğunda, problem olduğunda irtibata geçilen kişiler mevcut. Bir yandan okul polisimizle, bir yandan gece bekçilerimizle, onların çalışma saatlerini değiştirerek, güvenlik korucularımızla, belki Milli Eğitim Bakanlığı'na verilecek olan güvenlik kadrolarıyla bu iş biraz daha sürdürülebilir hale gelir. Ama şu mevcut haliyle bizim her okula iki polis vermemiz sürdürülebilir değil. Ülke genelinde 75 bin okul var. 150.000 kişiyi de orada çalıştırmamız uzun vadede sürdürülebilir değil.

Sınır güvenliği ve İran'la ilişkiler

Savaşın başladığı 28 Şubat tarihinden itibaren biz de zaten yakından olayları takip ediyoruz. Ben bununla ilgili iki defa bölgeye de gittim. Hem Van'a gittim hem de Ağrı'ya gittim. Gürbulak sınır kapısına, sıfır noktasına kadar gittim, oradaki gelişmeleri gözden geçirdim. Bölge valilerimizle, yani Hakkari, Van, Ağrı, Iğdır valilerimizle bu konuyu zaman zaman değerlendiriyoruz, toplantılar yapıyoruz. Savaşın başladığı günden bu yana sınırlarımızda herhangi bir hareketliliğin olmadığını söyleyebilirim. Hatta İran'ın kendi vatandaşlarının bizim tarafa geçişleri, kendi vatandaşları açısından sınırlandırılmasıyla zaten geçişler tamamen de azalmış durumda.

Mesela son 10 gün içerisinde bizim orada 3 tane sınır kapımız var Van'da. Şu anda yansıya da görebilirsiniz, orada yer alıyor mu bilmiyorum. Üç tane kapımızda yüzde 4, yüzde 4 ve yüzde 75 oranında geçişler azalmış durumda. Zaten 28 Şubat'tan bu yana ülkemize girişler, çıkışlar önceki dönemlere göre yüzde 25 - yüzde 30 oranında azalmıştı. Çünkü İran kendi vatandaşlarının bizim tarafımıza geçmesine müsaade etmiyordu ama kendi vatandaşlarını ülkesine kabul ediyordu. Bundan dolayı sınırlarımızda herhangi bir hareketlilik yok. Hareketlilik olmadığı için de, yani bizim güvenliğimizi tehdit eden bir durum olmadığı için de İran İçişleri Bakanı ile herhangi bir görüşmemiz olmadı. Görüşmemiz için bir sebep olmalı yani. Bir sebep olmadığı için de herhangi bir görüşme yapmadık. Daha çok görüşmeleri krizin sona erdirilmesi, yeniden barış ortamına dönülmesi, diplomasi kanallarının işletilmesi konusunda bildiğiniz gibi Dışişleri Bakanımız süreci yürütüyor.

Terörsüz Türkiye süreci ve operasyonlar

Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili konunun bir Meclis ayağı var. Meclis ayağını TBMM takip ediyor. Komisyon, bu konuyla ilgili raporunu da hazırladı, işin bir tarafı o. Bir tarafı yine Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Dışişleri Bakanlığımız, MİT Başkanlığımız, Milli Savunma Bakanlığımız bir süreç yürütüyor aktif olarak. Sayın Devlet Bahçeli de bu sürece güçlü destek verenlerden birisi, başından itibaren.
Biz de İçişleri Bakanlığı olarak Terörsüz Türkiye sürecini yakından takip ediyoruz.

Süreci sabote etmek isteyen, provoke etmek isteyenlere karşı hem gözlemliyoruz hem de operasyonlarımızı artırdık. Yani kimse bu süreci zehirlemeye çalışmasın diye... Önceki süreçler bir şekilde akamete uğramıştı, inşallah bu sefer sürecin başarıyla neticelenmesi için biz İçişleri Bakanlığı olarak bununla yakından ilgileniyoruz. Mesela PKK terör örgütünden bu yılın başından itibaren 83 terörist ikna yoluyla teslim olmuş durumda. Bir yandan onunla da ilgili çalışmalarımız Emniyet ve Jandarma istihbarat birimleri tarafından devam ettiriliyor. 12 Mayıs 2025 tarihinden bu yana da ikna ile teslim olmaya, ikna edilen kişi sayısı 168. Bu da işin önemli taraflarından birisi. Sürecin akamete akamete uğramaması için elimizden gelen gayret ve desteği, lojistiği veriyoruz. Dini istismar eden terör örgütlerine yönelik olarak, FETÖ'ye yönelik olarak, marjinal sol gruplara yönelik olarak yaptığımız operasyonlarımızı da artırarak sürdürüyoruz.

10 bin polis 2 ay önce mezun oluyor

Polis okullarındaki 10 bin adayımızın mezuniyetini iki ay öne aldık. Bu taze kanla birlikte 12/36'ya geçebileceğimizi değerlendiriyoruz. Fazla çalışma saatleri konusunda da Maliye Bakanlığımızla görüşmelerimizi tamamladık; 12/36'ya geçmemiz durumunda 2027 yılından itibaren fazla mesai ücretlerinin ödenebileceği konusunda mutabakata vardık. Tabii Strateji Başkanlığı'nın da onayını almamız gerekiyor.

Kira yardımı konusunda ise İstanbul Valimizle görüştüm. Polis teşkilatına lojman olarak verilmek üzere İstanbul'dan daire almayı planlıyoruz, bunu ilk olarak oradan başlatacağız. Maaş eşitlemesi konusu, jandarmanın eskiden Genelkurmay'a bağlı askeri personel sayılmasından gelen bir durum. Şu an sadece İçişleri'ne bağlı bir kolluk kuvveti olmalarına rağmen eşitleme yapabilmek için kanuni düzenleme ve ciddi bütçe gerekiyor. İran savaşının bütçeye getirdiği yükleri de göz önünde bulundurunca, bunun bu sene gerçekleşmesini çok mantıklı görmüyoruz.

Göçmenler

Göreve geldiğimden bu yana Göç İdaresi ve deport konuları en çok şikayet aldığımız başlıklardı. Teftiş Kurulumuza talimat verdim; 25 ildeki 32 geri gönderme merkezinin tamamını müfettişlerimiz inceliyor. Kafkaslar, Filistin veya Gazze gibi bölgelerden gelen, tehlike altındaki kişilerin iadelerinde mağduriyet yaşanmaması adına bu denetimleri sıklaştırdık.

Devlet vatandaşına tuzak kurmaz

"Devlet vatandaşına tuzak kurmaz" diyerek tuzak radar uygulamasını sonlandırmıştım. Buna rağmen hız tahditlerine riayet arttı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler