Kazakistan Ve Rusya: "Hazar Bölgesi Barış Ve İşbirliği Alanı Olarak Kalmalıdır"
Kazakistan Dışişleri Bakanı Yermek Köşerbayev ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un görüşmesinde, Hazar Denizi bölgesinin barış ve işbirliği alanı olarak kalması gerektiği vurgulandı.
Kazakistan Dışişleri Bakanı Köşerbayev, resmi temaslarda bulunmak üzere Astana'ya gelen Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile bir araya geldi.
İki bakan, görüşmelerin ardından basın toplantısı düzenledi.
Köşerbayev, görüşmelerde Kazakistan ile Rusya arasındaki ilişkilerin kapsamlı stratejik ortaklık ve müttefiklik doğrultusunda geliştiğini bir kez daha teyit ettiklerini bildirdi.
Kazak-Rus ilişkilerinin istikrarlı gelişimi açısından devlet liderleri arasındaki güvene dayalı diyaloğun kilit önem taşıdığına dikkati çeken Köşerbayev, bu bağlamda Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in geçen yıl Kasım'da Rusya’ya resmi ziyaret gerçekleştirdiğini ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de yakında Kazakistan’ı ziyaret etmeyi planladığını söyledi.
Kazak Bakan Köşerbayev, Rusya'nın ülkesinin başlıca ticaret ortaklarından biri olduğunu belirterek Geçtiğimiz yıl itibarıyla karşılıklı ticaret hacmi 27 milyar doları aşmıştır. Çok sayıda ortak proje hayata geçirilmekte olup bu durum, ülkelerimiz arasındaki yüksek ekonomik entegrasyonu göstermektedir. dedi.
Bugün ise enerji, ulaşım, lojistik, sanayi, dijitalleşme ve kültürel-insani alanlar başta olmak üzere, öncelikli işbirliği konularını ayrıntılı şekilde ele aldıklarını aktaran Köşerbayev, önemli uluslararası ve bölgesel kuruluşlar çerçevesinde işbirliğini sürdürme konusunda da mutabık kaldıklarını bildirdi.
Köşerbayev, bugün Rus mevkidaşıyla dışişleri bakanlıkları arasında 2027-2028 yıllarını kapsayan işbirliği eylem planını imzaladıklarını belirterek Görüşmelerin sonuçlarının Kazakistan ile Rusya arasındaki stratejik ortaklık ve müttefikliğin daha da güçlenmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. diye konuştu.
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov da görüşmelerin her zamanki gibi dostane ve güvene dayalı bir ortamda geçtiğini söyledi.
Mevcut tarihsel aşamada Rusya ile Kazakistan'ın kapsamlı stratejik ortaklık ve müttefiklik bağlarıyla birbirine bağlı olduğunu vurguladıklarını dile getiren Lavrov, Rusya-Kazakistan diyaloğu tüm düzeylerde karşılıklı açıklık, eşitlik ve tüm alanlarda çıkar dengesi arayışına dayanmaktadır. ifadesini kullandı.
Lavrov, Rusya'nın Kazakistan'ın başlıca ticaret ortakları arasında ikinci sırada yer aldığını ve ticaret hacminde ham madde dışı ürünlerin payının yüzde 80'i aştığını belirterek Bu da ikili ekonomik ilişkilerin yüksek kalitesini göstermektedir. dedi.
Aynı zamanda Rusya'nın Kazakistan ekonomisine yapılan yabancı yatırımlar açısından da lider konumunu sürdürdüğüne dikkati çeken Lavrov, ülkede Rus sermayeli yaklaşık 19 bin şirketin faaliyet gösterdiğini bildirdi.
Lavrov, ayrıca Kazakistan'ın Hazar Denizi kıyısındaki Aktau kentinde Rusya'nın başkonsolosluğunun açılma sürecinin tamamlanma aşamasına gelmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Bunun yanı sıra iki ülkenin Avrasya Ekonomik Birliği, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Şanghay İşbirliği Örgütü çerçevesindeki işbirliğini de yüksek takdirle değerlendirdiklerini aktaran Lavrov, Genel kanaatimize göre bu işbirlikleri, tüm Avrasya coğrafyasında güvenliğin sağlanması ve sürdürülebilir kalkınma için istikrarlı koşulların oluşturulmasında önemli bir rol oynamayı sürdürmektedir. diye konuştu.
Lavrov, Rusya ile Kazakistan'ın ortak çalışmalarının bir diğer önemli yönünü de Hazar Denizi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik provokasyonsuz silahlı saldırganlığının, Hazar Denizi'ni ve kıyı bölgelerini olumsuz etkilediğini üzülerek belirtmek zorundayız. Hazar bölgesi barış ve işbirliği alanı olarak kalmalıdır. Bu bağlamda, 18 Mart’ta İran karşıtı koalisyonun, beş Hazar ülkesi için ticari ve lojistik açıdan önemli olan Enzeli Limanı altyapısına yönelik saldırısı kabul edilemezdir. Basra Körfezi ve genel olarak Orta Doğu'da yaşanan krizin, ilgili tüm taraflar arasında siyasi uzlaşı yoluyla en kısa sürede aşılmasından yana olduğumuzu ifade ettik.
Lavrov, ayrıca Lübnan'da yaşanan gelişmelerin ve özellikle Filistin Devleti'nin kurulmasına ilişkin süreçte ortaya çıkan çıkmazın da göz ardı edilmemesi gerektiği konusunda hemfikir olduklarını dile getirdi.
Ukrayna'daki ve çevresindeki durumu da ele aldıklarını söyleyen Lavrov, Kazak ortaklarımıza, yaşananları anlayışla karşılamaları ve dengeli bir değerlendirme yapmaları nedeniyle minnettarız. En önemli husus, Ukrayna krizinin temel nedenleri ortadan kaldırılmadan adil ve kalıcı bir çözümün mümkün olmadığıdır. Mevcut Rusya-ABD anlayışları temelinde müzakere sürecinin yeniden başlatılmasına olan ilgimizi sürdürmekteyiz. Dün Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde Vladimir Putin bu tutumumuzu bir kez daha teyit etmiştir. Alaska’da varılan mutabakatların hayata geçirilmesini umuyoruz. değerlendirmelerinde bulundu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.