Mehmet Demir
Mahkeme Salonu Tiyatro Sahnesi Değildir
Son yıllarda kamuoyunun yakından takip ettiği davalarda dikkat çeken ortak bir savunma yöntemi var. Dosyadaki somut iddialara tek tek cevap vermek yerine, mahkeme salonunu siyasi kürsüye çevirmek; hukuki tartışmayı sloganlarla, hamasetle ve tarihî göndermelerle gölgelemek...
Bu yöntem yeni değildir. Delillerin konuşulması gereken yerde duygular konuşur; hukuki argümanların yerini siyasi mesajlar alır. Kamuoyunun alkışını hedefleyen cümleler kurulur, fakat mahkemenin cevap beklediği somut sorular çoğu zaman ikinci planda kalır.
Oysa mahkeme salonlarının bir tek dili vardır: Hukuk.
Bir iddianamede ileri sürülen vakıalar doğru değildir deniliyorsa, bunun yolu takvim üzerinden siyasi senaryo üretmek değil; delilleri hukuken çürütmektir. Bir belge sahtedir denir, bir tanık beyanının neden güvenilmez olduğu ortaya konulur, bir teknik raporun hangi yönüyle hatalı olduğu gösterilir. Hukuki savunma böyle yapılır.
Buna karşılık, dosyanın esasından uzaklaşıp sürekli siyasi atmosfer, operasyon takvimi veya kamuoyuna dönük söylemler üzerinden savunma kurulması, mahkemeyi ikna etmeye değil, toplumsal algıyı etkilemeye yönelik bir tercih izlenimi doğurur.
Daha da dikkat çekici olan ise, Cumhuriyetimizin ortak değerlerinin ve tarihî şahsiyetlerinin hukuki tartışmaların içine çekilmesidir. Atatürk, milli egemenlik ve benzeri ortak değerler; hukuki cevap üretilemeyen her tartışmada başvurulacak retorik malzemesi değildir. Bu değerler, hukukun yerine ikame edilemez.
Hiçbir slogan, hiçbir hamasi nutuk ve hiçbir siyasi gönderme; somut delillerin yerine geçemez.
Mahkemeler alkışa göre değil, dosyaya göre karar verir.
Yargıçlar, hitabet yarışmasını değil; delilleri, belgeleri ve hukuki gerekçeleri değerlendirir. Hukuk devletinin gücü de tam burada ortaya çıkar. Çünkü hukuk, yüksek sesle konuşanı değil; haklı olduğunu delilleriyle ortaya koyanı dinler.
Mahkeme salonları tiyatro sahnesi değildir. Sanık kürsüsü de siyasi miting kürsüsü değildir. O kürsüde asıl belirleyici olan, retoriğin gücü değil, hukuki savunmanın gücüdür.
Son söz şudur:
Yargı, sloganlara değil delillere bakar. Hamaset alkış getirebilir; fakat hükmü belirleyen, hukuk ve dosyanın içindeki somut gerçeklerdir.
Mehmet Demir
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.