Mansur Yavaş’ın Boş Bıraktığı Yer CHP’yi Karıştırdı!
Mansur Yavaş’ın CHP’nin 103’üncü kuruluş yıl dönümünde Anıtkabir’de düzenlenen programa katılmaması parti içinde tartışma yarattı.
CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın CHP'nin 103'üncü kuruluş yıl dönümünde Anıtkabir'de bulunmamasının büyük bir hayal kırıklığı olduğunu söyledi.
Öztrak, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın CHP'nin 103'üncü kuruluş yıl dönümünde Anıtkabir'de bulunmamasının büyük bir hayal kırıklığı olduğunu belirterek, "Ben Mansur Yavaş adına ne yapacağı veya ne edeceği konusunda bir şey söyleyecek durumda değilim. Ancak partimizin ve kendimin görüşlerini, partimizle ilgili duruşumuzu daha önce burada açıkladım. Sayın Yavaş'ın yaptığı açıklama dışında başka bir duyumum yok, dolayısıyla o açıklamaya da saygı göstermek durumundayız. Ama dediğim gibi, o açıklamanın takdirini milletimize bırakırız. Şu anda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız, Cumhuriyet Halk Partili Mansur Yavaş'tır" dedi.
Eski CHP İzmir Milletvekili, gazeteci Mustafa Balbay'ın partisiyle ilgili sözlerine değinen Öztrak, "Tam da Türkiye’nin de içinde bulunduğu bu coğrafyada yeni bir hikâye yazıldığı olağanüstü bir dönemde, CHP'yi sırtından atılacak bir bagaj, tasfiye edilecek bir yük gibi görenlerin, 103 yıllık partimizi kendilerine siper yapmaya cüret edenlerin, televizyonlarda savunuculuğuna soyunan sesin 'Hiç dilemiyorum ama' diyerek CHP’nin kapatılmasını dillendirmesi hiç de masum bir girişim olarak görülemez" ifadelerini kullandı.
Öztrak, Üsküdar Belediyesi'nin, yenilenen başkanvekili seçiminde CHP'den AKP'ye geçmesine ilişkin olarak da şunları kaydetti:
"Başkan Vekili seçimi haksız şekilde iptal edildi, oy verecek meclis üyeleri seçimden önce gözaltına alındı, transfer edildi ve milletin partimize verdiği belediye, sarayın yönetimine alındı. Bu sabah da Foçalının iradesi yok sayıldı. Artık kimseye hukuk devletinden, güvenden bahsedemezsiniz. Hakları için ses yükselten gazilerimizin, hakkını arayan emekçilerimizin, öğretmenlerimizin karşısına polisi diktikten sonra çıkıp 'Emeği yüceltmekten' bahsedemezsiniz. Gelecek Partisi eski genel başkanının siyasi eleştirilerini kendi genel başkanınıza saldırı kabul edip 'şüpheli' sıfatıyla adliyeye çağırırsanız bu ülkede düşünce özgürlüğünden, rekabetçi siyasetten bahsedemezsiniz. Diğer taraftan, açlık sınırının 37 bin 388 lira olduğu yerde milyonlarca emekçiyi 28 bin liralık asgari ücrete mahkûm ederseniz, milyonlarca emekliye 'Sana 20 bin lira yeter' derseniz, gençlerin bu ülkede bir hayat kurma hayallerini ellerinden alırsanız anlattığınız başarı hikâyelerine elbette kimseyi inandıramazsınız.
Hakkın olmadığı yerde, hukukun olmadığı yerde, adaletin olmadığı yerde, düşünce özgürlüğünün olmadığı yerde yandaşı kayıran, yurttaşın korkularını alabildiğince istismar eden, yönetebilmek için istikrarsızlıktan medet uman zorbalar rejimi vardır. Zorbalar rejiminde güven olmaz. Güvenin olmadığı yerde yatırım olmaz, aş olmaz, iş olmaz. Atılan her yanlış adımın millete maliyeti katbekat artar. Hep söylüyoruz; güven ruh gibidir, bir kere terk ettiği bedene bir daha geri dönmez. Sorunun sebebi haline gelenler çözümün parçası olamaz. O yüzden Türkiye aydınlık yarınlara ilerleyecekse gömleğin doğru iliklenmesi gereken ilk düğmesi bellidir; tek kişilik saray yönetiminin ilk sandıkta milletimiz tarafından evine gönderilmesidir."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.