Onur Yusuf Üregen'den İbretlik Sert  Cevap!

Onur Yusuf Üregen'den İbretlik Sert Cevap!

Ana Muhalefet Partisi Lideri yargıyı miting meydanı zannediyor. Kanun'dan ve dava sürecinden bihaber. Sözde, hükümet yargıya müdahele ediyormuş(!)

Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı beyefendinin şahsımı ve müvekkilimi hedef alan aşağılık, mesnetsiz ve provakatif ithamlarını ibretle izledim. Devam eden bir ceza davasında mahkemeyi yönlendirdiğim ve yargı üzerinde baskı kurduğum yönündeki beyanlarıyla yalnızca beni değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve yargı kurumlarını da açık biçimde töhmet altında bırakmıştır.

Oysa kamuoyunun yakından bildiği gerçek şudur: “Arka kapı diplomasisi yürütüyorum” diyerek yargı süreçlerine siyasi müdahalede bulunduğunu bizzat kendi ifadeleriyle ortaya koyan kişi yine aynı beyefendidir. Bugün başkalarına yönelttiği suçlamalar, kendi siyasi pratiğinin sıradan ve sürekli tekrar eden bir parçası hâline gelmiştir. Suçlamayı bir siyaset yöntemi, iftirayı bir propaganda aracına dönüştürmüştür.

Her gün mitingler düzenleyerek mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalıştığı, “kendimizi parti binasına kilitleriz, yakarız” şeklindeki sorumsuz ve tehditkâr söylemleriyle devleti açıkça hedef aldığı herkesin malumudur. Bu beyanlar, demokratik muhalefet sınırlarını aşan; kamu düzenini, kamu barışını ve toplumsal huzuru doğrudan tehdit eden bir siyasi dilin ürünüdür.

Beyefendi’nin bu açıklamalarıyla eş zamanlı olarak, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sorulan görüşe olumsuz yanıt vermesi ve dosyaların birleştirilmemesine karar verilmesiyle birlikte, son iki gündür Cumhuriyet Halk Partisi yöneticilerinin dile getirdiği “hükümet yargıya müdahale ediyor” iddiaları hukuken çökmüştür. Böylece kurdukları algı operasyonu, yargı kararlarıyla bizzat kendi kendini imha etmiştir.

Bu vesileyle kamuoyuna bir hususta netlik kazandırmak isterim:
Tarafımdan dosyaların birleştirilmesine ilişkin bir talepte bulunulmamıştır. Daha önce mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmış; ilgili mercilere yazılan müzekkerelere ise cevap verilmemiştir. Ayrıca dosyaların mahkemeye kazandırılması hususunda da gerekli yanıtlar ulaşmamıştır. Bunun üzerine, devam eden yargılamanın sağlıklı yürütülebilmesi amacıyla İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bulunan dosyaların talep edilmesini istenmiştir.

Bu durumun çarpıtılarak kamuoyuna farklı şekilde yansıtılması doğru değildir. Yargılama süreci devam ederken, henüz mahkeme karar vermemişken, peşin hüküm içeren değerlendirmelerde bulunmak hukuk devleti ilkesine de uygun düşmez.

Bu hukuki sürecin başladığı ilk günden itibaren mahkemelere ve hukuka duyduğumuz saygı gereği tüm taleplerimizi yalnızca hukuki zeminde ve yargı makamları önünde dile getirdik. Buna karşın, içine düştüğü siyasi çıkmazdan kurtulmak için kendini aklama refleksiyle hareket eden beyefendi; şahsımı, müvekkilimi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni hedef alan yanıltıcı bilgi, iftira ve kamu düzenini sarsıcı söylemler üretmekten geri durmamıştır.

Dün ve bugün başta grup başkanvekilleri ve parti yöneticileri olmak üzere tüm parti mensupları, “mahkemeler ayarlandı”, “hükümet yargıya müdahale etti” şeklindeki ipe sapa gelmez iddialarla Türk toplumunu bilinçli biçimde germeye devam etmişlerdir. Milletvekilliği dokunulmazlığını siyasal sorumsuzluğa dönüştüren bu anlayış, hukuku değil kaosu beslemektedir.

Sürekli suçlayan, sürekli gerilim üreten ve bunu siyasal bir alışkanlık hâline getiren bu yaklaşım, yargı kurumlarını hedef tahtasına koymakta; devletin otoritesini ve hukukun güvenilirliğini zedelemektedir. Kamuoyuna yansıyan tehditkâr söylemler, artık siyasi eleştiri sınırlarını aşmış; kamu barışını bozucu bir mahiyet kazanmıştır.

Buradan açıkça ifade ediyorum:
Şahsıma ve müvekkilime yöneltilen bu saldırıların sorumluluğu, Cumhuriyet Halk Partisi’ni aparat gibi yöneten beyefendi ve onunla birlikte hareket eden yandaşlarına aittir. Yargıya siyasi müdahale iddiasıyla başkalarını suçlayanların, gerçekte yargıyı siyasallaştıran aktörler olduğu artık herkes tarafından görülmektedir.

Son olarak bak beyefendi; Bizi gece yarısı dönüştüğün kişilikle konuşabileceğin kişilerle karıştırma..

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler