Şevket Bülend YAHNİCİ'nin Yeni Yazısı: CHP'nin Ve Kurulacak -Muhtemel- Yeni Partinin Avantaj Ve Dezavantajları...

Şevket Bülend YAHNİCİ'nin Yeni Yazısı: CHP'nin Ve Kurulacak -Muhtemel- Yeni Partinin Avantaj Ve Dezavantajları...

Türkiye’nin ve siyasetin önüne getirilip sunulan imtihan kağıdı... Ülke şimdi buna cevap arayacak.

Yeni muhtemel gelişmelerde CHP cephesinde (Yani geride CHP'nde kalanlar - Kılıçdaroğlu ve O'nunla kalan arkadaşları - ile - Özgür beyle yeni bir parti kuranların - kurulacak yeni partinin avantaj ve dezavantajları ne olacak? Türkiye’nin ve siyasetin önüne getirilip sunulan imtihan kağıdı... Ülke şimdi buna cevap arayacak.

CHP'nin avantajları deyince ilk akla gelen yaşının neredeyse cumhuriyetle eşit olması, Türk siyasi hayatında milli mücadelenin içinden çıkmış, cumhuriyetin kuruluşunda rol oynamış; Atatürk ve İnönü gibi iki tarihi şahsiyetin görev yaptığı; İş Bankası'nda Atatürk’ün hissesine CHP tarafından atanan yönetim kurulu üyeleri aracılığıyla nezaret eden; genel merkezi başta olmak üzere çok sayıda gayrimenkul sahibi; altı ok gibi çok eski, tarihi ve bilinen bir amblemle temsil şansına haiz ve hazine yardımları sebebiyle de finans problemi bulunmayan bir Parti akla gelmektedir. Bu tarihten sonra ne olacağı ve alacağı hal bir tarafa, bugünlere kadar çok fazla iktidar olmayı, iktidara gelebilmeyi, iktidara aday bir durumu muhafaza etmiş/ edebilmiş bir muhalefet becerisi gösteremediği de bilinen gerçektir. Ancak şu anda seçilip gelmiş milletvekillerinin ayrılıp gideceği, İl,ilçe teşkilatlarından büyük kopmalar olacağı, büyük ölçüde de partinin hala ülkenin büyük bir partisi olarak yaşamasına sebep olan üyelerinden, mensuplarından ve pek çok seçilmiş mahalli idare yoneticilerinden de mahrum kalacaktır. Büyük kopuşlar yaşayacağı bir ihtimal değil, kesinlikle bilinen/beklenen bir hadisedir. Bunları dezavantaj listesine yazabiliriz. Böyle bir CHP'ni ele geçirmenin (ya da kazanmış olmanın) ele geçirenlere/ kazananlara ne faydası olabilir ?.. Adı ve amblemi eski, parası olan, gayrimenkulleri olan ama tabanından üyeleri kopmuş, seçmeninin terkedip gideceği kesin olan, vekilleri, belediyeleri elinden çıkıp gitmiş bir CHP'nin kazandı gözükenlere, ele geçirenlere hiçbir hayrı, faydası olmayacağı açıktır.

GELELİM ÖTEKİ TARAFA ...Yani çantasını, valizini hazırlayıp öte tarafta yer almaya hazırlanan insanlara. Yani Özgür bey ve arkadaşlarınca kurulması muhtemel yeni partiye... En başta büyük finansman problemi yaşayacakları çok açıktır. Yeni genel merkez binası (hatta binaları) ihtiyacından tutun, yeni il,ilçe binaları, başkaca kuruluş masrafları bir büyük derttir. Artık CHP'nin sahip olduğu imkanlar ( tarihi isim, binalar, bankada paralar, İş Bankası'ndaki yönetim kurulu üyelikleri, bir kısmı CHP'de kalan vekiller, belediyeler olmayacaktır. Belediyelerde rahat hüküm süremeyeceklerdir.) Mahalli idare seçimlerinde kendilerini Türkiye'nin birinci partisi yapan seçmenle övünmekteydiler, şimdi öyle bir durumun kalmayacağı açıktır. Bütün bir halde kalmış bir CHP'nin bile tek başına iktidar oyu denilebilecek %45'leri geçmesi çok zor (hatta hayal bir işken ikiye bölünmüş, çatlattırılmış bir CHP'den kopanlarla (üye, mensup, sempatizan, İl, ilçe teşkilatı) kurulacak yeni bir partinin seçimlerde aynı seçmen davranışını (mahalli idare seçimlerindeki %38'ler) yakalayabilmesi çok zor olacaktır. Bir kısım siyaset çevreleri, medya/sosyal medya klavyecileri, yine bir kısım anket pazarlayıcıları ve uçucu, kaçıcı fanatik siyaset tahminbazı arkadaşlar "memlekette iktidar tarafından muhalefete karşı yaşatılan bu eziyet, baskı ve mağduriyetin siyasette bir Özgür Özel rüzgarı estireceği ve bu rüzgarın yeni partiyi iktidara bile taşıyabileceği" yönündeki iddialar bu cenahtaki "en önemli avantaj" olacağı ve diğer bütün dezavantajları yeneceği şeklindeki yaklaşımı bu ülkenin şahsıma verdiği tecrübeye ve ülke şartları /gerçekleri doğrultusunda çok fazla iyimser buluyorum. 2002'de AKP'yi iktidara getirerek önce AKP+FETÖ iktidarını, sonra AKP+MHP ittifakını; daha sonra da günümüzün AKP+MHP+DEM+PKK ortaklığını dizayn eden zihniyet ve güçler, her ne ise, her kim ise /(iseler ) Türk siyasi hayatının ve demokrasisinin önüne öyle bir çomak soktular ki, içinden çıkılmaz ettiler. Siyasette, hukukta, demokraside çok çok gerilere düştük. İşte tam bu noktada iş gelecek seçimde oy kullanacak halkın ferasetine kalıyor. Bir yanda AKP+MHP+DEM+PKK ortaklığı, diğer yanda CHP'ni çatlatan bölen dokunuşu da gerçekleştiren yapı / zihniyet; diğer yanda işi çok ama çok zor olan yeni bir aydınlanma, karanlıktan çıkma iradesine sarılarak demokrasiye, hukuka, adalete, parlamenter sisteme, kuvvetler ayrılığı ilkesine sahip çıkma iradesi... İyi bir "adalet yürüyüşü" ne ihtiyaç var. İlki boş çıktı...

Bütün bu olup biteni, karşı karşıya kaldığımız, ya da bırakıldığımız hallerin bu işleri organize eden bir üst aklın oldugunu iddia ile izaha çalışıyorlar ve bunu da "devlet aklı" diye adlandırıyorlar. Hayır değildir, olamaz... "Devlet aklı" diye bir akıl varsa, adı üstünde, kötüye çalışmaz, çalışamaz ; iyiye, hayra, güzele çalışır ancak. Biz olsa olsa "şeytani bir aklın" (şeytanca) muhatabıyız...????

21 Temmuz 2026

Şevket Bülend YAHNİCİ

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler