Yazar Taha Kılınç Haliç Üniversitesi'nde Öğrencilerle Buluştu

Yazar Taha Kılınç Haliç Üniversitesi'nde Öğrencilerle Buluştu

Haliç Üniversitesi tarafından düzenlenen "Tecrübe Haliç'te" söyleşi serisinin konuğu yazar ve araştırmacı Taha Kılınç oldu.Üniversiteden...

Haliç Üniversitesi tarafından düzenlenen "Tecrübe Haliç'te" söyleşi serisinin konuğu yazar ve araştırmacı Taha Kılınç oldu.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Haliç Üniversitesi'nin hayata geçirdiği söyleşi serisi, alanında yetkin isimleri öğrencilerle buluşturmaya devam ediyor.

Akademi, kamu ve özel sektörün farklı alanlarından isimlerin ağırlandığı etkinliğin son konuğu Kılınç, yaklaşık 30 yıla yaklaşan yazarlık, araştırmacılık ve saha deneyimlerini, Orta Doğu başta olmak üzere İslam coğrafyası ekseninde katılımcılarla paylaştı.

Öğrenciler ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleşen söyleşi sonunda Kılınç, soruları da yanıtladı.

Tecrübe Haliç'te serisine daha önce KOSGEB Başkanı Serdar İbrahimcioğlu, Halkbank Yönetim Kurulu Başkanı Recep Süleyman Özdil, Savunma Sanayii Eski Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir ve Ulusal Ajans Başkanı İlker Astarcı konuk olmuştu.

- İlk yurt dışı deneyimini Suriye'de yaşadım"

Açıklamada etkinlikteki görüşlerine yer verilen yazar Taha Kılınç, Osmanlı'nın son döneminde Suriye cephesinde görev yapan büyük dedesinin Kudüs'ten Mersin'e uzanan zorlu dönüş yolculuğunun, kendisinde coğrafyaya dair derin bir merak ve sorumluluk duygusu oluşturduğunu belirterek, bu aile hatıralarının, ilerleyen yıllarda yaptığı seyahatlerin ve kaleme aldığı eserlerin temel motivasyonlarından biri olduğunu aktardı.

İlk yurt dışı deneyimini üniversite öğrencisiyken Suriye'de yaşadığını, savaş öncesi Suriye'yi anlattığı ilk kitabının zamanla bir seyahat rehberine dönüştüğünü kaydeden Kılınç, ardından gelen çalışmalarla bugüne kadar 28 kitabının yayımlandığını belirtti.

Kılınç, Suriye, Filistin, Balkanlar, Endülüs ve son olarak Doğu Türkistan'a uzanan saha tecrübelerinin, masa başı bilgiden çok "yerinde görmenin" önemini ortaya koyduğunu vurguladı.

Zaman yönetimi konusuna da değinen ve "Dün geçti, yarın henüz gelmedi, elimizde yalnızca bugün var" ifadesini kullanan Kılınç, zamanı bir halı tezgahına benzeterek, her günün emekle ve bilinçle işlenmesi gerektiğini kaydetti.

Kılınç, bilginin hızla tüketildiği çağda yüzeysel bilginin yaygınlaştığını, derinlikli okuma ve düşünmenin ise giderek zorlaştığını anlatarak, "herkesin her şeyden biraz bildiği ama hiçbir şeyi tam bilmediği" bir dönemin yaşandığını ifade etti.

Gençlere az ama nitelikli okumalar yapması ve bilgiyi kalıcı hale getirecek yöntemler geliştirmesi tavsiyesinde bulunan Kılınç, seyahatin yalnızca uzak coğrafyalara gitmekten ibaret olmadığına, İstanbul'un ve Türkiye'nin dahi yeterince tanınmadığına dikkati çekti.

"Seyahat yakından başlar" ifadesini kullanan Kılınç, Kudüs, Mısır, Balkanlar, Endülüs ve Orta Asya'nın "mutlaka görülmesi gereken coğrafyalar" arasında olduğunu, saha tecrübesinin düşünceyi besleyen en önemli unsur olduğunu aktardı.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler